Kozmetikler ve allerji

02 Eylül 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, Kadınca

formda Hatırı sayılır miktarda para ödeyerek bir nemlendirici aldınız… Ürün size “hipoallerjenik” olarak sunulduğu ve “kaliteli” bir marka olduğu için tereddüt etmeden kullanmaya başladınız. 2-3 gün sonra yüzünüzde kızarıklık ve kaşıntı başladı ve gittikçe artan bir dermatit (egzama) tablosu ortaya çıktı… Bu durum özellikle hanımlar arasında oldukça sık rastlanan bir talihsizliktir. Kullanılan kozmetik madde allerji yapmıştır. Hem de “hipoallerjenik” (allerji yapma ihtimali zayıf) olduğu halde. Kullanılan ürün hipoallerjenik değil ise, ciltte dermatit oluşturma riski şüphesiz daha da fazla olacaktır.

Kozmetikler niçin dermatit yapıyor?
Sağlık ve güzelleşmek için kullanılan bu ürünlerin cilde zarar vermeyecek şekilde üretilmesi gerekmez mi? Bu maddelerin denetimi yok mu? Ne yazık ki ülkemizde gıda maddelerinin üretimi bile kontrol ve denetim altına alınamamıştır ve kozmetikler için böyle bir beklenti içinde olmak fazlaca “iyimserlik” olacaktır. ABD ‘de yapılan araştırmalarda kozmetik maddeler içinde 2983 adet kimyasal madde olduğunu ve bunların 884 tanesinin toksik özellikte olduğu belirlenmiştir.

Kozmetiklerle allerji nasıl gelişir?
Bu konu tamamen kişinin cilt yapısı ve bağışıklık sistemi ile ilişkilidir. Bağışıklık sistemi organizmayı yabancı maddelerden korumak üzere programlanmıştır. Bunlar genellikle bakteriler, virüsler ve tümörleşen hücrelerdir. Bağışıklık sistemi hergün hücrelerimizi adeta tek tek kontrol ederek vücudun “sağlık durumunu” idame ettirir. Maalesef bazı kişilerde kozmetikler ve sanitasyon maddeleri (ör: sabun) içindeki partiküller zararlı madde olarak algılanır ve vücutta bunlara karşı “dermatit” ile sonuçlanacak reaksiyon (tepkime) başlatılır.

Kozmetikler 2 farklı dermatite neden olur:
“Allerjik kontakt dermatit” ve “İrritan kontakt dermatit”. Birincisi adın da anlaşıldığı gibi doğrudan doğruya kozmetiklere allerji gelişmesiyle ortaya çıkar. Önceden herhangi bir allerjen maddenin teması ile duyarlanmış deriye aynı maddenin tekrar temas etmesi ile ortaya çıkan bağışıklık sistemi aracılıklı bir reaksiyondur. Kontakt dermatit tanısı konan hastaların yaklaşık % 25-30 kadarını allerjik kontakt dermatit oluşturmaktadır. Allerjene karşı gelişen duyarlılık haftalarca, yıllarca hatta çoğu kez bütün bir ömür boyu devam edebilir. Allerji gelişmiş olan maddeye her temas edildiğinde, dermatit bulguları ortaya çıkar İrritan kontakt dermatit ise kozmetik ve sanitasyon ürünleri içindeki “tahriş edici” maddelere bağlı olarak ortaya çıkar. Deriye dışardan temas eden bir takım tahriş edici maddelerin oluşturduğu immünolojik olmayan, yani bağışıklık sistemi tarafından başlatılmayan reaksiyonlardır. Tüm kontakt dermatit olgularının ortalama %70’ini oluşturur. Maddelerin toksik etkisine bağlı olarak ortaya çıkar. Önceden duyarlılık kazanılmış olması gerekmez ve maddeyle ilk kez temas edilmesi sonrasında bile meydana gelebilir.

Kozmetik allerjilerine nasıl tanı konur?
Bu tür kontakt (temas) allerjilerinde uyglanan özel bir tanı yöntemi vardır. Yama testi (patch test) adı verilen ve vücutta temas allerjilerine neden olduğu bilinen temel maddeleri içeren bu test sırt bölgesine uygulanır ve kişinin allerjik olduğu maddeler belirlenir. Bu tespit çok önemlidir, çünkü temas allerjilerinin “kalıcı” bir tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi allerji yapan maddelerden uzak kalınmasıdır. Birden fazla kozmetik ürün kullanıyorum, acaba allerjimin sebebi hangisi? Bu durumda bir allerji uzmanına başvurmanız gerekir. Kullanmakta olduğunuz kozmetik maddeler yama testine benzer bir metodla değerlendirilerek hangisinin allerji nedeni olduğu tespit edilebilir.

Kozmetik allerjilerinden korunmak mümkün mü?
Öncelikle kaliteli ve markalı ürünler tercih edilmelidir. Daha önce kullanılmamış olan bir ürün ilk kullanımda yüze ya da ellere değil, vücudun başka bir bölgesine (ör: kolun iç kısmına) ve çok az miktarda 2-3 gün süreyle uygulanmalıdır. Sözkonusu ürün uygulama bölgesinde herhangi bir reaksiyona neden olmuyor ise kullanılmaya başlanmalıdır. Bu konuda emin olunamıyor ise bir uzman doktordan yardım alınmalıdır.

Sözün özü;
Kozmetikler ve sanitasyon ürünleri, modern dünyada günlük hayatın vazgeçilemez bir parçasıdır. Bazen istenmeyen etkilere neden olsalar da onları kullanmaya devam edeceğiz. Bu nedenle, her konuda olduğu gibi kozmetikler konusunda da “bilgili” birer tüketici olmak ve sağlığımızın için en doğrusunu uygulamayı bilmek zorundayız.

Evlenmeden önce bunları muhakkak sorun!

24 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, Kadınca

Evlenmeden önce sorulması gerekenler

Evlenmeden önce konuşulması gereken bazı konular hakkında konuşmayan çiftler arasında evlilik sonrası ciddi sorunlar yaşanabiliyor.

Kimi zaman bu sorunlar evliliğin bitmesine bile yol açabiliyor.

Bu nedenle bazıları önemsiz görunen, fakat daha sonra sorun yaratabilen bu meseleleri önceden konuşarak daha sonra ortaya çıkabilecek sorunları önceden ortadan kaldırabilirsiniz.

İşte evlenmeden önce sormanız gereken sorular:

1. Çocuk sahibi olmak istiyor musun?

Çocuk sahibi olmak önemli ve şahsi bir karardır. Evlenmek uzere olduğunuz insan çocuk sahibi olmayı duşunmuyor olabilir ve siz aslında çılgınlar gibi çocuk sahibi olmak istiyorsunuzdur veya durum bunun tam tersidir. Çocuk meselesi son derece önemlidir ve çiftler evlenmeden önce birbirlerinin bu konuda ne duşunduğunu bilmelidir. Zira daha sonra yaşanacak sıkıntı ve uzuntuler evliliğinmüsade bitmesine yol açabilir ya da çok mutsuz olmanıza neden olabilir. Önceden konuşup bir karar verin.

2. Para konusunu konuşabiliyor muyuz?

Mesele paranızı nasıl yöneteceğiniz değil, sakin ve pratik bir şekilde parayla ilgili konuşup konuşamayacağınız. Nasıl, ne kadar, nereye harcadığınız ya da biriktirdiğiniz evlenmeden önce bir sorunsa, konuşulmadığı takdirde evlendikten sonra daha buyuk bir sorun haline gelebilir.

3. Seks hakkında konuşabiliyor muyuz?

Sıra insanın cinsel libidosuna geldiğinde geleceği tahmin etmenin bir yolu yok. Fakat eğer zaten bir cinsel hayatınız varsa bazı konuları halletmeden evlenmeyin. Seksin sıklığı, arzu, tercihler, fanteziler, masturbasyon, pornografi, beklentiler… gibi konuları önceden konuşmak evliliğinmüsade sağlığı için son derece önemli.

4. Birbirimmüsade aileleriyle ne kadar zaman geçireceğiz?

Evlenmek hem gelin hem de damat açısından aynı zamanda yeni bir aileye girmek demektir. Hem gelin hem damak kendi ailesiyle daha fazla zaman geçirmek isteyebilir ya da eşinin ailesiyle fazla göruşmek istemeyebilir. Aile ziyaretlerini, telefon konuşmalarını, misafirlikleri önceden konuşmak ileride ciddi sorunlar yaşamanın önune geçer.

5. Tuvaleti sen de temizleyecek misin?

Bu soru genellikle erkeklere sorulacak turden bir soru. Size verilen yanıt, “hayır”, “niye temizlemeliyim ki?” ya da “Bu senin işin değil mi?” ise birkaç seçeneğiniz var: 1- temizlik için birini tutarsınız, 2- Ev işlerinin yuzde 90′ını yapmayı kabul edersiniz, 3- Ev işlerinin ortak bir şekilde yapılmasının önemi konusunda tartışırsınız ve onu ikna etmeye çalışırsınız. Bunlardan hiçbir işe yaramazsa evliliğinizi erteleyip biraz daha duşunmenizde yarar olabilir.

6. İzin gunlerini nasıl geçirmek istersin?

Bu aslında önemsiz gibi görunebilen bir konu olsa da aslında buyuk sorun haline gelebiliyor. Her müsade gununuzu birlikte bir şeyler yaparak geçirmek zorunda değilsiniz, ama genel olarak müsade gunleri birlikte geçer. Siz gezip tozmak isterken o evden çıkmamak isterse ya da arkadaşlarınızla bir araya gelmek istemezse veya surekli arkadaşlarını eve çağırırsa… Bu ve bunun gibi çok sayıda durum sorun yaratabilir. Ortak noktalarınızın, ilgi alanlarınızın, paylaştığınız ya da bir arada yapabildiğiniz hobilerinmüsade olması çok önemli. Mesela siz parkta bisiklet surerken o bir bankta kitap okuyabiliyorsa sorun çözulmuş demektir.

7. Ne sıklıkta içki içersin?

Bu soruya sigara kullanımı da eklenebilir. Bu eşinmüsade potansiyel bir bağımlılık durumu olup olmadığı konusunda bilgi edinmeniçi sağlar. Bunu öğrenip uzerine duşunerek çok daha sağlıklı bir karar verebilirsiniz.

8. Hiç birine vurdun mu?

Bu da genel olarak erkeklere yöneltilecek bir soru. Mustakbel eşinmüsade öfkesini kontrol edememe ve şiddete başvurma gibi sorunları olup olmadığını öğrenmelisiniz. Eğer sorunun gerçek cevabı öğrenmenizi sağlayamayacağını duşunuyorsanız, onu deneyin. Kasıtlı olarak kızdırıp öfkesini kontrol edip edemediğine bakın. Eğer edemiyorsa bu evlilikten yol yakınken vazgeçin. Asla ‘onu kurtarabileceğinizi’ duşunmeyin.

9. Sadakatin önemli olduğunu duşunuyor musun?

Bazı çiftler açık evlilik yaşamayı ya da eş paylaşımını normal karşılayabilir. Ama bunlar istisnadır. Genelde çiftler tek eşliliği tercih ediyor. Mustakbel eşinmüsade aldatmanın ne olduğu ya da olmadığı konusunda sizden farklı göruşleri varsa bu konuyu halletmeden evlenmeyin. Onu çok sevdiğiniz için gerçek duşuncenizi saklamayın ya da onu değiştirebileceğinizi duşunmeyin.

10. Sence 30 ya da 40 yıl içinde ne yapıyor olacağız?

Mustakbel eşiniz bu soruyu yanıtlayamıyor ya da yanıtlamıyorsa, evlilikten uzun vadeli beklentilerinize dair bir konuşma yapmanızın tam sırası demektir.

Farkli Öpüsme sekilleri

23 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, Kadınca

Öpüsme teknigi: istekleri bitmez ve oldukça sirnasik bir sekilde öpüsür. Ayrica öpüsme esnasinda vücut temasina çok özen gösteren maceraci, bu davranisiyla öpüsmenin onun için cinsel iliskiden önce gelen bir basamak oldugunu gösterir.
Vücut yapisi: Kasli, genis omuzlu, erkeksi, sportif
Özellikler: Bonkör, ama yine de belli bir amaç dogrultusunda!
Sonuç: istedigi herseyi elde eder! Zaman o kadar önemli degildir!

Bastan çikarici
Öpüsme teknigi: Severek ve yorulmak bilmeden öpüsür. Ayrica sirnasik ya da karsisindan çok fazla istekte bulunan birisi degildir.
Vücut yapisi: Güçlüdür, ama yine da az kaslidir. Her zaman bakimlidir ve gözlerinde derin bir anlam gizlidir. Dolgun dudaklidir.
Özellikler: Nazik ve bastan çikarticidir. Kadinlari parmagina dolayabilir..
Sonuç: Her zaman ne istedigini ve neyi nasil elde edecegini bilir.

is kolik
Öpüsme teknigi: Onun için hiç süphesiz en önemli unsur basaridir.! Öpüsmeyi sever, tabii çok uzun ve sik öpüsür. Ama dili gereginden fazla hareketlidir! Öpüsürken karsi tarafi minciklamaktan hoslanir. Ancak bir anda kalkip ise gidebilecek bir kisiligi vardir.
Vücut yapisi: Zayif, solgun, sportif, ince dudakli ve uzun yüzlüdür.
Özellikler: Her zaman nesneldir. Oldukça basarilidir. Beklentileri fazladir.
Sonuç: Her zaman kontrolü elinde tutmak isteyen ve zor asik olan bir insan.

Evcil
Öpüsme teknigi: Dünyada öpüsmekten daha çok sevdigi birsey yoktur. Eger dudaklari dudaklarinizda degilse, o zaman mutlaka gögüslerinzi, boynunuzu ya da baska yerlerinizi öpüyordur.
Vücut yapisi: Güçlü, biraz kilolu, dolgun dudakli, iri gözlü.
Özellikler: Saatlerce öpüsebilir.
Sonuç: Kesinlikle güvenilebilir bir insandir. Ama onunla birlikteyken süpriz beklememelisiniz.

Entellektüel
Öpüsme teknigi: Konusmak mi öpüsmek mi? Entellektüel adamimiz her ikisine de vakiftir.
Vücut yapisi: Yuvarlak yüzlüdur ve saçlari genellikle arkaya dogru taranmistir. Genis omuzlu degildir, ama ellerini çok hizli hareket ettirir. Ayrica gözleri nemlidir..
Özellikler: Her konuda ve her yerde konusur. Belki de bu kadar çok konusmasinin nedeni bilmediklerini saklamaktir.
Sonuç: Duygusallik ona göre degildir. O daha çok bilgisayar ve rakamlarla ilgilidir.

Hamileliğin ilk belirtileri ne zaman belli olur

19 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, Kadınca

Gebeliğin Belirtileri Bebek sahibi olmak için bir kadının en uygun olduğu yaş dilimi 18-35 yaşlar arasıdır.Bu dönemin başlangıcında kadının kendi vücudu gelişimini tamamlamıştır ve bir bebek gelişimi için uygun hale gelmiştir. Yaşınız ya da pozisyonunun ne olursa olsun gebe kalmak istediğinizde ya da gebe olduğunuzu düşündüğünüzde mutlaka uzman bir hekime müraacat etmelisiniz. Gebelik ne zaman başlar ? Gebelik erkekten gelen spermin kadının yumurtalıklarından atılan yumurta hücresini döllediği anda başlar.Bu andan 8.haftanın

sonuna kadar olan dönem ebryonik dönem olarak adlandırılır. Sekizinci haftadan doğuma kadar olan süreye de fetal dönem denir.
Gebelik yaşı nasıl hesaplanır ?
Gebelik yaşı hesaplanırken gebe kalındığı düşünülen ilişkinin gerçekleştiği gün kriter olarak alınmaz. Tüm dünyada ve terminolojide bir standart sağlayabilmek amacıyla son adet kanamasının ilk günü (SAT, son adet tarihi) gebeliğin başlangıcı olarak alınır. Gebelik yaşı hesaplanırken ay kullanılmaz. ınsanlarda gebelik 280 gün sürer. Bu 40 haftaya denk gelmektedir. Sonuç olarak gebelik hafta olarak tanımlanır ve başlangıcı olarak da son adet kanamasının ilk günü esas alınır. Bebeğin doğum tarihi nasıl hesaplanır ? Bebeğin beklenen doğum tarihini (BDT) hesaplamak için oldukça basit bir yöntem vardır: 7 gün ekle 3 ay çıkart. Negele yöntemi adı verilen bu sistemde SATne 7 gün eklenir ve 3 ay geriye gidilir. Bir örnekle açıklayacak olursak son adet kanamasının ilk günü 7 Temmuz olan bir anne adayını ele alalım.
Negele Yöntemi Son Adet 7 gün ekle <14 Temmuz> 3 ay çıkart <14 Nisan> Beklenen Doğum Tarihi 14 Nisan

Bu hasta için beklenen doğum tarihi 14 Nisandır. Ancak bebeklerin sadece bu tarihte doğar. 38 hafta ile 42 hafta arası doğan bebekler normal kabul edilirken 38 haftadan önce doğanlar preterm 42 haftadan sonra doğanlar postterm olarak adlandırılır. Prematürite ise bebeğin yaşını değil gelişimini anlatan bir ifadedir. Örneğin 36 haftalık doğan bir bebek preterm olmasına yani erken doğmasına rğme eğer akciğer gelişimini tamamlamış ise prematür değildir.

Gebeliğin belirtileri
Gebeliğin en önemli bulgusu adet gecikmesidir. Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzındaki herhngi bir değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, diet, psikolojik durum değişiklikleri, stres gibi pek çok faktör adet gecikmesine neden olabilir.

Gebeliği düşündüren bulgular
1.Adet gecikmesi
2.Memelerde dolgunluk ve hassasiyet
3.Bulantı & Kusma
4.Sık idrara çıkma
5.Halsizlik
6.Karında büyüme

Gebeliğin muhtemel bulguları
1.Rahimin (uterus) büyümesi
2.Gebelik testleri

Gebeliğin kesin bulguları
1.Bebeğin kalp atımlarını duyulması
2.Bebek hareketlerinin hissedilmesi
3.ULTRASON incelemesi

Gebelik testleri
Gebe olduğunuzu ne kadar erken öğrenilirse , gebelik ile ilgili bakıma o kadar erken başlanabilir. Bu nedenle adet gecikmesi olan her kadın vakit kaybetmeden gebelik testi yaptırmalıdır.Gebeliğin oluşması ile birlikte gebelik ürününüden bazı hormonlar salgılanmaya başlar. Bu gebeliğe özgü hormonlar kadının adet siklusunu kesintiye uğratır ve kadın gebelik süresince adet görmez. Kanda ve idrarda bu hormonların tayini ile gebelik teşhisi konabilir. Kanda bakılan hormon daha henüz ortada bir adet gecikmesi olmadan önce bile gebeliği gösterebilir. ıdrarda ise sıklıkla 7-10 günlük bir gecikmeden sonra gebelik saptanabilir. Piyasada satılan ve kişinini kendi kendine uyguladığı testlerin güvenilirliği labovatuardakilere oranla biraz daha düşüktür. Bu nedenle adet gecikmesi olan ve kendi kendine yaptığı test negatif çıkan kadınlar da hekimlerini konu hakkında bilgilendirmeli ve onun tavsiyelerine uymalıdırlar.

Duygulanım değişiklikleri
Gebeliğin ilk 3 ayında anne adayında bazı psikolojik değişiklikler meydana gelebilir. Kişi çok neşeliyken bir anda ağlama krizlerine tutulabilir. bazı günler çok sinirliyken b azı günler sakin olabilir. Bünye gebeliğe uyum sağladıkça bu sorunlar da yavaş yavaş ortadan kalkar. Ancak gebeliğin son haftalarında tekrar bir huzursuzluk ortaya çıkabilir.Kişi sinirli, heyecanlı olabilir, Uyku problemleri ortaya çıkabilir. Bunlar fazla endişeedilmemesi gereken durumlardır. Hemen hemen her kadın bu duyguları yaşar. Aynı şekilde baba adayında da bazı değişiklikler görülebilir. Eşinin durumu hakkında endişeler taşıyabilir ve konu hakkında bilgisi yoksa ona yardım edememenin sıkıntısını yaşar. Bu nedenle çiftler kendilerinden önce böyle bir deneyim yaşayan arkadaşları ile konuşarak onların tecrübelerinden yararlanabilirler. Ancak unutulmamalıdır ki en profesyonel yardım konunun uzmanı olan bir hekimden alınabilir.

Bebek hareketleri ilk ne zaman hissedilir ?
Daha önce doğum yapmış olan hanımlar bu konuda da tecrübelerini gösterirler. Bu hanımlar genelde 16. hafta civarında bebeğin oynadığını hissederken ilk gebeliğini yaşayanlar 19-20. haftalarda bu hisle tanışırlar. Hanımlar bunu içlerinde bir kuşun kanat çırpmasına benzetmektedirler.

Ne sıklıkta doktor kontrolü gereklidir ?
32 haftaya kadar ayda bir kez, 32-36 haftalar arası 15 günde bir, bu tarihten doğuma kadar da doktorunuzun uygun göreceği sıklıklarda kontrol gereklidir. Bu kontrollerde bazı temel tetkikler yapılır, bebeğin ve gebenin gelişimi kontrol edilir ve standartlara uygun olup olmadığı saptanır, bebekte ya da gebede olası bir anormalik saptanır ise buna yönelik tedaviler planlanır ve yapılır, bazı özel gebelerde gereken özel tetkikler ve araştırmalar gerçekleştirilir. Bebeğinizin ve kendi sağlığınız için gebelikte hekiminizi düzenli olarak ziyeret etmeyi ihmal etmeyiniz.

Bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur ?
Aslında bebeğin cinsiyeti döllenme meydana geldiği anda bellidir.Burada tek belirleyici babadan gelen spermin cinsidir. Eğer bu sperm Y kromozomu taşıyor ise bebek erkek, X kromozomu taşıyor ise bebek kızı olacaktır. Ancak bu cinsiyetin tespiti ancak dış cinsel organlar ultrason ile görülebilecek büyüklüğe ulaştığında mümkün olur.Genellikle 14-16. haftalardan itibaren tecrübeli gözler bebek cinsiyetini saptayabilir. Tanı amaçlı yapılan ve bebekten doku alınmak sureti ile gerçekleştirilen biopsi sonucu bebeğin cinsiyeti doğrulukla saptanır ancak bu işlemler sadece tıbbi bir gereklilik varsa yapılır. Sadece cinsiyet tayini için yapılmaz.

Doğru kıyafeti alın

13 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, Kadınca

Kadınların giyim konusunda ne kadar hassas olduğu bilinen bir gerçek. Uzmanlar güzel giyinmek isteyenlerin, vücut tipine uygun kıyafetler seçmelerini öneriyor… Her gün ayna karşısına geçip, ne giyeceğinize karar veremiyor musunuz? Vücut şeklinize en uygun giysilerin hangileri olduğunu biliyor musunuz? İster toplu, ister hamile, ister minyon olun, size uygun bir stil mutlaka vardır. İşte farklı vücut şekillerine uygun giyim önerileri:

Şişmansanız, stilinizi bulun

Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih edin. Özellikle de 50′lerin tarzındaki geniş etekler ve üzerinize oturan üstler. Vücudunuzun beğendiğiniz yanlarını öne çıkarmak için aksesusar kullanın. Unutmayın, bol kesimli giysiler sizi daha da hımbıl gösterir. Üzerinize oturan tok kumaşlar daha şık durur. Mutlaka gerekli olanlar: Üzerinize oturan bir palto, korse seklindeki üstler. Rahat, yüksek topuklu bir ayakkabı, hem uzun gösterir, hem de yürürken salınmanızı sağlar.

Minyon olanların dikkatine

Bu tip vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerini oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakısır. Uygun çorap ve ayakkabı boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzlar yerine, sade ve tek bir renk kullanın. Mutlaka gerekli olanlar: Diz üstü etekler, üzerinize oturan kazaklar. Pantalonlarla giymek üzere az topuklu botlar, üzerinize uygun boru paça pantalonlar.

Jennifer Lopez tarzı

Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyonce, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipidir. Yani üstü ince ama basen ve poposu olan bir vücuda sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin. Özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılar, size uygundur. Göğsünüzü ortaya çıkartmak için korse tipi üstler, tam size göre. Mutlaka gerekli olanlar: Boru paça pantalonlar harika durur ama bel kısmında esneme yapıp açılmamasına dikkat edin. Alt ve üst dengesini sağlamak için gögüslerinizi kaldıran balkonet tarzı sütyenler. Koyu renk bir etek ki bunu her şeyle giyebilirsiniz.

ihanet



Eğlence Sohbet Arkadaşlık TrLisem Sitesi
TRLiSeM&SoNHearT Chat Siteleri Chat