.: Savaş Hilesi :.

02 Eylül 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori fıkralar

Trabzonlularla kayserililer savaş yapıyorlarmış. kayserililer trabzonlularda temelle dursun çoktur diyip bağırıyorlarmış kalkanı vuruyorlarmış bizim temelle dursunun da bu aralar kulakları pek duymazmış. o yüzden trabzon ordusunda tek temelle dursun onlar kalmış. dursun demişki bizde ahmet diyelim kalkanı vuralım mehmet diyelim kalkanı vuralım demişler bağırmaya başlamışlar ama kimse kalkmamış . bu arada temelde yerde 500.000TL bulmuş ve cömert davranarak ha bu 500.000TL kimundur daa diye bağırmış ve herkez ayağa kalkınca kayserililerin hepsi vurulmuşlar . (savaşın galibi bizim trabzonlulardır daa)

komedi

28 Ağustos 2010 Yazan SoNHearT  
Kategori fıkralar

Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. “Ne yazık ki tatil sona erdi…” Yönetici şaşırır ve üzülür. “Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?” İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: “Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış…”

Nasrettin Hoca Fıkraları

23 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, fıkralar

Söyle BAri
Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca’ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
-Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.

Tutar mı?
Hocanin cani bir gün sarma çeker.Ama elinde yogurt bakraçlari anasi da aglamis ne yapim ne yapim derken aklina göl gelmis.Gelmis gölün kenarina,atmis bakraçlari kenara çikarmis sarmis sigarasini hafif hafif demleniyor.Sonra birden bekçinin düdügünü duymus. Eyvah simdi yandik derken aniden atmis sarmayi bakracin içine sonrada bakraci tutmus göle dökmeye baslamis.O esnada bekçide yaninda bitivermis.Bakmis bakmis anlamamis sonra hocaya sormus ne yapiyorsun diye.Hocada görmüyor musun yogurt mayaliyorum demis. bekçi kahakahalar içinde ilahi hoca koca göl hiç maya tutar mi demis.Hocada ya tutarsa diye cevap vermis.Sonra bekçi ilahi hoca diyip güle güle yoluna devam etmis.Hoca hem keyfine hem yogurda yanarken bekçinin arkasindan bakip simdi bu salak herkese anlatir demis.

Sıkarken
Nasrettin hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş.Yoldan geçen arkadaşı hocaya:
-Hocam kediyi yıkama ölür.
demiş.Hoca aldırış etmemiş ve yıkamış.Arkadaşı dönüşte hocayı tekrar yolun kenarında görmüş.Kedi ölmüştü. adam:
-Hocam ben size kediyi yıkamayın ölür demedimmi? demiş.Hoca:
-Ben kediyi yıkarken ölmediki sıkarken öldü demiş.

Baklava
Hoca aksamleyin eve dogru yururken, baklava seven bir koyluyle karsilasir.
-Hoca, kisa bir sure once bir adam buyuk bir tepsi baklava goturuyordu…
-Beni ilgilendirmez!
-Fakat adam tepsiyi sizin eve goturuyordu.
-O zaman seni ilgilendirmez!

ALLAH BİLİYOR              
Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.Ev sahibinin gözü yerinden oynamış :  
-Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini sıyırır, demiş.  
Nasreddin Hoca hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve :  
-Kimin içinin  sıyrıldığını Allah biliyor, demiş. 

BEN UYUYORUM                                  
Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış.Gece yarısı arkadaşı sormuş :  
-Hocam, uyudunuz mu?   
-Buyurun birşey mi var?   
-Biraz borç para isteyeyim demiştim.   
Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp :  
-Ben uyuyorum! demiş.

Sayılar Yalan Söylemez

22 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori fıkralar

Öğretmen matematik dersinde:
-Çocuklar, dedi, sayılar asla yalan söylemez. Örneğin bir adam bir tarlayı, on iki günde sürerse, on iki adam bir günde sürebilir. Buna benzer bir örnek de siz bulun bakalım.
Öğrencilerden biri kıs kıs gülerek parmağını kaldırdı:
-Örneğin bir vapur Atlantik Okyanusu’nu altı günde geçiyorsa, altı vapur bir günde, yüz kırk vapur bir saatte geçer…

Polis ve suçlu

21 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori fıkralar

Adamin birini gece vakti trafik polisi çevirir, ceza yazacak ya sorar ;
- Beyefendi ruhsat lütfen !
- Buyrun Memur Bey .
- Alkol ?!
- Yok Memur Bey .
- Kemer takilimiydi ?!
- Evet Memur Bey .
- Ilk yardim çantaniz ?!
- Tamamdir Memur Bey .
Bakmis olacagi yok memur ;
- Mezdeke kasetin varmi ?!
- Var Memur Bey .
- Koy kaseti !
- Tamam Memur Bey .
- 3. Parçayi çal !!
- Tamamdir memur bey ??…
- Simdi ben oynuyorum sen bana para yapistiriyorsun !!!

Kısa kısa fıkralar

17 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, fıkralar

Uludag Üniversitesi Bahar
Şenlikleri’nde geçiyor olay.
Kalabaliktan uzak biR fakültenin
yakinlarindaydik.
100 metre ileriye bi helikopter indi.
Aletten biri
egilerek indi ve biR talebeye yaklasti.
Takriben 1
dakka konustuktan sonra adam
helikoptere bindi ve
tekrar havalandilar. Biz biraz
sasirdik noluyo diye.
Ama esas bomba o talebeye adamin ne
sordugunu
sordugumuzda inmist beynimize. Adam
adres sormus.
benden bu kadar.

——————————————————-
Malum servis söförümüz sikisan
trafikte haraket
edemez halde beklerken (gayetde
hakliydi çünkü önündeki
arabalar kuyruk olmustu) arkadan
kornaya abanan araç
sahibine camdan sarkarak;
-”Pokemon’muyum lan ben arabalarin
üzerinden
uçayim?”
diye bagirarak tüm servisi yere
yikmisti.

——————————————————-
Ben… ben… ben…
Haftasonu ÜSTÜ AÇIK SAHIN gördüm
ben…
Artik hiç bir sey beni sasirtamaz…

——————————————————-
Bodrum’da veya Datça’da küçük bir
lokantanin caminda
“23 saat açigiz” yaziyodu :) )
Hizmet hizmet biR yere kadar di mi,
biraz da
kendimize zaman ayiralim.

——————————————————-
İzmir Konak’ta bir köfteci gördüm adam
tezgahini açmis
çig köfte satiyo ,kocaman da bi
tabelasi var önünde
fiyatlarin yazdigi…Aynen iletiyorum:
Kampanya …
TANE: 125 bin
2 TANE 300 bin

——————————————————-
Abi çaycinin prensibi olur mu,
demeyin. Bizim
çaycinin cama yazdigi yazilar bunlar:
1. Sicak çay 150.000.TL.
2. Saat besten sonra çay yoktur,
israrci olmayiniz.
3 Tek çay için yukari çikamam gelip
kendiniz alin.

——————————————————-
Bilen bilir; Ankara’nin genelevi
Bentderesi adli
semttedir. Yakin bi arkadasim var.
Lise çaglarinda
çocugun biti kanlaniyo, Bentderesi’ne
giden bi
dolmusa biniyo ve genelevin tam
karsisindaki dolmus
duraklarinda iniyo. Ancak yeri tam
olarak
kestiremediginden birine sormaya karar
veriyo.
Yoldan geçen orta yasli bi amcaya
soruyo:
- Abi Bentderesi Lisesi nerede acaba?
Adam bozmadan karsilik veriyo:
- Aha kerane karsida.

——————————————————
Bir gün Bakirköy-Taksim dolmusuna
binmistim. Aracin
ön konsoluna harfli sticker’larla
sunlar yazilmisti:
TÜRK SOFÖRÜ EN IÇTEN DUYGULARIN
INSANIDIR
E, ne var ki bunda, demeyin; devamini
okuyun:
KEMAL ATATÜRK !!

——————————————————-
Lisedeyiz…Geometri dersi… Ders
kaynasin diye
yapmadigimiz karaktersizlik yok. Hoca
tahtaya sekil
çizerken, okulun bayagi yakinindan bir
savas uçagi
geçti. Bizden biri:
- Aaa hocam uçak geçiyo!
Hocamizdan cevap:
- Elleme geçsin!!!
Sinif komple kisadevre…

Katil Temel

16 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori fıkralar

 

Temelle İdris meyhaneye girdiler. Rakılar geldi…
Yarım saat sonra İdris sordu:
-Söyle pakayum, bir bir daha ne eder?
-İçi dedi, Temel.
İdris bıçağını çekip Temeli vurdu.

Karakolda komiser gürledi:
-Arkadaşını neden öldürdün?
İdris içini çekti:
- Çok şey pileydu!

Tavlama

15 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori fıkralar

Temel bir gun eve cok farkli bir havayla girer.Fadimede bu durum karsısında sasırır…ve temele sorar..

-Temelum neyun varrr ?

Temel gayet rahat bır sekılde cevap verır…

-Asik oldum..

-Çime ?

-SANA..

-Uyyy dogrumi diyiysin..

-Etcilendun dımı ?

-Heee

-O zaman ben bu lafla iyi kari tavlarum.

İçkiyi Bıraktım

13 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, fıkralar

Temel bir gün avrupaya gider.Temel’in kötü bir aliskanligida vardir, sürekli içki içer.

Birgun bir bara girip barmenden üç bira ister ve hepsini içer.Üç-bes defa böyle yapinca barmen merak eder ve sorar;

-”Niye hep üç tane bira içiyorsunuz?

Temel cevap verir;

-”Ben, Dursun ve Hamdi bizler üçüzüz. Hepimiz dünyanin farkli yerlerindeyiz. Hepimizde bara girdigimizde birbirimizin yerine bira içeriz, öteki iki birayi o yüzden içiyorum” der.

Yine günlerden bir gün Temel bara gelir ve iki bira ister, barmen verir.Temel biralari içtikten sonra tam kalkarken barmen sorar;

-”Allah rahmet eylesin efendim, kardesinizin biri öldü heralde?” deyince Temel cevap verir;

-”Hayir ben içkiyi biraktim da..”

Fare Kapanı

12 Ağustos 2010 Yazan BeBe_PoLiCe  
Kategori Genel, fıkralar

Evin minik faresi, duvardaki çatlaktan bakarken çiftçi ve eşinin mutfakta bir paketi açtıklarını gördü. Kendi kendine:
- “İçinde hangi yiyecek var acaba ?” diye düşündü. Bir süre sonra gördüğü paketin bir fare kapanı olduğunu anladığında yıkılmıştı.
- “Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!” diye bağırarak telaşla bahçeye fırladı. Minik fareyi telaş içinde gören tavuk, umursamaz ve bilgiç bir tavırla başını kaldırdı ve gıdakladı:
- “Zavallı farecik…Bu senin sorunun benim değil. Bana bir zararı olamaz küçücük kapanın” dedi. Tavuktan destek bulamayan farecik bu sefer telaşla koyunun yanına koştu ve,
- “Evde bir fare kapanı var!, evde bir fare kapanı var!” diye adeta çırpındı. koyun anlayışla karşıladı ama,
- “Çok üzgünüm fare kardeş ama dua etmekten başka yapacağım bir şey yok. Dualarımda olacağından emin ol” dedi. Minik fare çaresizlik içinde ineğe döndü ve
- “Evde bir fare kapanı var, evde bir fare kapanı var!” dedi. İnek ;
-”Bak fare kardeş, senin için üzgünüm ama beni ilgilendirmiyor.” dedi. Sonunda farecik, başı önde umutsuz şekilde eve döndü. Çiftçinin fare tuzağı ile bir gün tek başına karşılaşmak zorunda olduğunu anladı. O gece evin içinde sanki ölüm sessizliği vardı. Minik farecik aç ve susuzdu. Tam yorgunluktan gözleri kapanacaktı ki birden bir ses duyuldu. Gecenin sessizliğini bölen gürültü, fare kapanından geliyordu. Çiftçinin karısı, ne yakalandığını görmek için yatağından fırladı ve mutfağa koştu. Karanlıkta kapana, zehirli bir yılanın kuyruğunun kısıldığını fark edememişti. Kuyruğu kapana kısılan yılanın canı yanıyordu ve aniden çiftçinin karısını ısırdı. Çiftçi, karısını apar topar doktora götürdü. Doktor, zehiri temizledi sardı. Çiftçi karısını eve getirdi, yatırdı. Karısının ateşi yükseldi ve bir türlü düşmüyordu. Kadıncağız ateş ve ter içinde kıvranıp duruyordu. Böyle durumlarda taze tavuk suyunun gerekli olduğunu herkes bilir, çiftçi de bıçağını alıp bahçeye koştu. Karısı taze tavuk suyu çorbasını içti, biraz kendine geldi. Karısının hastalığını duyan komşular ziyarete geldiler. Onlara ikram etmek için çiftçi koyununu kesti. Çiftçinin karısı gittikçe kötüye gidiyordu. Yılan, belli ki çok zehirliydi. Birkaç gün sonra çiftçinin karısı iyileşemedi ve öldü. Cenazesine çok sayıda kişi gelince hepsine yeterli et sağlamak için çiftçi ineği mezbahaya yolladı. Fare tüm bu olanları büyük üzüntü ile duvardaki deliğinden izledi. Birisi, sizi ilgilendirmediğini düşündüğünüz bir tehlike ile karşı karşıya ise hepimizin aynı tehlikede olabileceğini hatırlayalım. Hepimiz yaşam denilen bu yolculukta yer alıyoruz.
   

Sonraki yazılar »



Eğlence Sohbet Arkadaşlık TrLisem Sitesi
TRLiSeM&SoNHearT Chat Siteleri Chat